Dijital Gözetim Skandalı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma, büyük bir veri skandalını gün yüzüne çıkardı. Yapılan incelemeler, İBB'nin dijital veri izleme ağı ile milyonlarca vatandaşı takip ettiğini ortaya koydu. ‘İstanbulsenin’ ve ‘İstanbulkart’ gibi mobil uygulamalar aracılığıyla kişisel verilerin toplandığı ve izinsiz kullanıldığı belirlendi.

Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada, elde edilen ses kayıtlarında şüpheliler arasında geçen konuşmalar, vatandaşların kişisel bilgilerinin nasıl toplandığını gözler önüne serdi. İngiliz bir şirkete ait veri yönetim platformunun kullanılmasıyla, 16 milyon İstanbullunun hareketlerinin izlendiği iddia edildi. Bu sistemin, kullanıcıların internet bağlantılarından kimliklerini belirleyerek, hangi bölgelerde ne kadar zaman geçirdiğini tespit edebildiği belirtildi.

Gizli Takip ve Manipülasyon

Sistemin detayları incelendiğinde, İBB'nin, vatandaşların hareketlerini takip etmekle kalmayıp, aynı zamanda belirli bir siyasi algıyı yönlendirme amacı taşıdığı iddia edildi. Verilerin, seçmen davranışlarını değiştirmek için kullanıldığı öne sürülürken, hedeflenen kitlenin AK Parti seçmenleri olduğu belirtildi.

Şüphelilerden birinin konuşmalarında, Ekrem İmamoğlu’na sempati gösterebilecek AK Parti seçmenine yönelik stratejiler geliştirildiği ortaya çıktı. Kitlelerin algısını değiştirmek için çeşitli dijital içeriklerin kullanıldığı ve bu sayede kamuoyunun yönlendirilmeye çalışıldığı iddia edildi. Ayrıca, İstanbul’un çeşitli bölgelerine yerleştirilen kameralar ile vatandaşların takip edildiği, dijital reklamlar ve görsellerle psikolojik manipülasyon yapıldığı belirtildi.

New York'ta Birlik ve Dayanışma Gecesi New York'ta Birlik ve Dayanışma Gecesi

Kişisel Verilerin Kapsamı

Soruşturmada elde edilen bilgiler, İstanbulluların hangi bölgelerde vakit geçirdiği, iş ve ev adresleri, internet kullanımları gibi kritik verilerin izlendiğini gösteriyor. Bu bilgiler, büyük çapta bir gözetim mekanizması oluşturulduğunu ortaya koyarken, sistemin tüm Türkiye'ye yayılabileceği yönündeki ifadeler dikkat çekiyor.

BDDK ve Bankacılık Sistemi Üzerine Etkiler

Soruşturma kapsamında yapılan değerlendirmelerde, benzer bir sistemin Akbank gibi büyük finans kuruluşlarında da kullanıldığı iddia edildi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) bu durumu fark ederek önlem almak istediği, ancak sürecin manipüle edilerek düzenlemelerin engellendiği öne sürüldü.

İlgili konuşmalarda, bu sistemin kullanılmasıyla büyük maddi kazançlar sağlanabileceği ancak aynı zamanda hukuki sorunlar doğurabileceği belirtiliyor. Ancak, sistemin yalnızca ticari bir amaç taşımadığı, siyasi hedefler doğrultusunda da kullanıldığı ifade ediliyor.

Dijital Çağda Büyük Tehdit

İBB’de yürütüldüğü iddia edilen bu sistem, ünlü İngiliz yazar George Orwell’ın 1984 romanındaki ‘Big Brother’ gözetim sistemine benzetiliyor. Orwell’in eserinde, bireylerin her hareketinin izlendiği ve yönetim tarafından kontrol edildiği distopik bir dünya anlatılırken, İBB’nin yürüttüğü bu veri toplama sürecinin de benzer olduğu belirtiliyor.

Öte yandan, bu olay, 2014’te patlak veren Cambridge Analytica skandalını hatırlatıyor. O dönem, Facebook kullanıcılarının verileri izinsiz şekilde toplanarak siyasi kampanyalarda kullanılmış ve dünya çapında büyük bir tepkiyle karşılanmıştı. Avrupa’da veri güvenliği konusunda yeni düzenlemelere yol açan bu skandalın benzeri, şimdi Türkiye’de yaşanıyor olabilir.